Değerli dostlar merhaba,

Bugün ilginç bir yazı konusu seçtim. Her canlının doğuştan getirdiği bir niteliğinden ve bu niteliğin biz zıpkıncılar açısından öneminden bahsedeceğim.  Öncelikle şu aurayı tanımlayalım. Yabancı kaynaklar bu kelimeyi şu şekilde tanımlıyor “nesne, yer ya da kişinin ürettiği, onun etrafını saran kendine özgü atmosfer ya da nitelik”. Gözle görünmeyen ama etrafımızda olan ruhsal etkimiz de diyebiliriz. Hani bazı insanlar vardır, hiçbir şey söylemesine gerek olmadan çevresine çekici ya da itici bir enerji yayarlar, böyle de örnekleyebiliriz. Bir gün çok uysal bir kangal köpeğinin sahibinin yanındayken bir adama saldırdığını görmüştüm, çevreden öğrendik ki adam hırsızlık vb. işler yapan birisi. Bu canlıya milyonlarca yıldır kazınan bu algılama yeteneğinin gördüğü şeydir “aura”.

Avlanırken, suda planlı hareket etsek de av esnasında oluşan hareketlere verdiğimiz çoğu tepki içgüdülerimizle yapılan hareketler yani tamamen planlı ve kontrollü hareket edemiyoruz ve duygularımızı da saklayamıyoruz. İri bir akya önümüzde dans ederken, atış menziline gelmesini kaç kişi sabırla bekleyebilir?

Şimdi dalış anımızı hayal edelim, agaşona yattığımızda, yanı başımızda beliren küçük yemlik balıklar ve diğer tüm canlıların bize bir tepkisi oluyor. Bazen ne kadar mükemmel bir dalış yapsak da, canlıların bu tepkisi değişmiyor. Belki de sorun dalışımızda ya da hareketlerimizde değildir!  Nabız ya da hızlı hareketle açıklanamayacak fakat oraya saldırgan bir niyetle indiğimizi hissettiren bu etki, DNA’sına milyonlarca yıldır kazınan avlanma güdüsüne sahip hayvanlar tarafından hissedilecektir. Kötü niyetli bir insana havlayan bir köpek gibi bizim de kötü bir niyetimiz olduğunu sezeceklerdir.

Şimdi olaya bir de bu aurayı kullanma açısından bakalım, tam tersini düşünelim. Balığın bizden ürküp ürkmediğini anlamak için illa bir hareket yapmasına gerek yok. Balığın bize yaklaşım biçiminden aslında yaklaşmayacağı bellidir, bunu hissetmek için kendi varlığımızı merada ne ölçüde hissedilir buna bakmalıyız. Biz kendi yaptığımız hatalı bir hareketin ya da gizleyemediğimiz duygularımızın balığın yön değiştirmesine sebep olacağını hissedebiliriz. Bunun öncesinde balığı görmüyorken de balık oradaymış gibi davranarak yani meranın doğal bir parçası gibi yaşayarak bunu başarabiliriz. Ben hep balık oradaymış gibi davranırsam ve kendimi merada yok edersem balık yaklaşacaktır. Aksi halde varlığımı etrafıma hissettirirsem o mekanın yabancısı olduğumu belli edersem avcı balık zaten temkinli yaklaşacak ve belirli bir mesafeden geçecektir. Bazen balıkla hiç ilgilenmemek, hiçbir balığa tepki göstermemek faydalı olacağı gibi en ufak harekete başımızı kaldırarak ya da zıpkını oynatarak vereceğimiz tepki de balıkları ürkütecektir. Hiçbir şey yapmadan ama büyük bir hırs ya da avlama arzusu ile yapılan bekleyiş de merada varlığımızı açık edecektir.

Aslında çok garip bir konu bu, bilmiyorum herkesin kendi davranış biçimi suda nasıl ama bazı insanlar var auralarını yok edebiliyorlar. Bu kişiler etrafa varlığını saçmıyor yani, bazılarının da hareket etmesine gerek yok, gözün görmese bile varlığını hissediyorsun. İşte bu görünmeyen şeyleri bence balıklar gelişmiş algı yetenekleri ile bizden daha iyi hissedebiliyorlar. Bu yüzden meradan varlığımızı silmemiz gerekiyor. Bunu başarmak için elbette kamuflaj kıyafet ve ekipmanlar kullanıyoruz ama bunlar sadece genel görüntü içerisindeki ton değişimini engelliyor. Asıl mesele ise varlığımızla meranın bir parçası olmak. İyi nefeslenmek, nabzı düşürmek, agaşona yatarken sanki yatağına yatar gibi rahatça uzanmak ve sakinliği korumak, oraya adapte olmak. Bu esnada yaşanabilecek olumsuzluklara da sakince çözümler üretmek. Mesela elbisenin, kurşunun ya da zıpkının istemsizce sürtünerek çıkardığı bir sesin bizleri demoralize etmemesi lazım.

Auramızı gizlemeyi başarıp başaramadığımızın yegane ölçütü, etraftaki balıkların bizim varlığınıza rağmen olağan davranmaya devam etmeleridir.

Sağlıcakla dalın.

caner fuat kurt

4 Yorum
  1. Can Aktaş 10 ay önce

    Konusu bakımından oldukça ilgi çekici bir yazı olmuş kardeşim kalemine sağlık. Senin gibi adını koyamasak da bu konuda hepimizin iyi kötü bir tecrübesi oluşmuştur. Güzel yerlere değiniyorsun teşekkürler👏👏👏

    • Yazar
      Caner Fuat KURT 8 ay önce

      Teşekkür ederim dostum. Böyle bir ortam var ki yazabiliyoruz, teşekkürler.

  2. Anonim 10 ay önce

    Güzel bir yazı olmuş.Kalemine sağlık Caner’ciğim

  3. yusuf esin 8 ay önce

    Başkasının gözünden nasıl görünüyoruz. Bence sudaki av performansını direkt etkileyen bir durum bu. Balığın gözünden badinin gözünden nasıl görünüyoruz. Insan kendi hatalarını kolayca tespit edemeyebiliyor . O nedenle badimizin dalış performansınımızı yorumlayarak hatalaramizi söylemesi kesinlikle pozitif etki sağlayacaktır.

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

©2019 www.sperfishingturkey.com Serbest Dalış ve Zıpkınla Balık Avı Topluluğu. Tüm Hakları Saklıdır.

Kullanım Şartları yerine getirilmeden hiçbir şekilde kopyala - yapıştır yapılamaz, yazılar ve bilgiler kullanılamaz.

veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account