Serbest Dalış

Derin Dalış Ve Dinamik Apnea Süresi Hakkında …

Merhaba sevgili arkadaşlar.

İlk yazımda camiada en çok önem verilen ve benimde kişisel olarak azami derecede dikkat gösterdiğim bir husus olan nefes tutma ve derinde avlanma hakkında konuşmak istiyorum. Bu spora yeni başladığım zamanlarda yakın çevremdeki insanların ilk sorduğu soru genelde şöyle olurdu; ” Ne kadar nefes tutabiliyorsun? ne kadar derine dalabiliyorsun? ”

Aslında işin içine deniz ve denizin içinde geçirilen zaman girdiğinde bu soruların sorulması hiç te şaşırtıcı olmasa gerek.Nihayetinde nefes tutmak önemli faktörlerden birisi.Derinlikte elbet en önemli hususlardan birisi.Ancak bu algıyı çok yanlış anlayıp sürekli uzun süre nefes tutmaya çalışmak ve derine inmeye çalışmak asli olan durumu, yani avlanmayı kişiye unutturuyor ve olay tamamen farklı bir yola sapıyor. Bu yol genelde şu kadar derine inerim şu kadar nefes tutarım gibi ifadelerle tamamlanan ve sonunda dizgiye tek bir balık bile takmadan denizi terk etmekle sonuçlanıyor.

Benim değinmek istediğim husus aslında şu;

Biz ne için denizdeyiz? 

Balık yakalamak ve bu balığı sevdiğimiz kişilerle birlikte oturup yemek içinmi?

Yoksa farklı bir amaçla derin sulara inip uzun süre nefes tutmak için mi?

2. seçenek benim için pekte cazip gelmiyor.Çünkü amacın dışında. O yüzden öncelikli olarak neden bu işi yaptığımızın farkında olmak gerekir. Çünkü farkındalık bilinçli davranmayı ve kararlı hareket etmeyi sağlar. O yüzden eğer bizim amacımız balık vurmak ise Kİ bence öyle, ilk evvela av yaptığımızın farkında olmak ve bir avcı olmaya çalışmak.

Zıpkınla balık avı yarışmalarında müsabaka sonunda kimse sizin dalış bilgisayarınıza bakarak kaç metreye indin ? Ne kadar nefes tuttun ? gibi sorular sormaz.Çuvalınızda balık var mı? yok mu? ona bakarlar.

O yüzden bence çok uzun süre nefes tutmanın pek bir esprisi kalmıyor. Etrafımdaki insanlara bakınca ”Abi Diyafram kasını kullanıyorsunuz siz demi,hakikaten zor iş ya” gibi ifadelerde bulunuyorlar. Elbet tabi fizyolojik olarak detaylı bir araştırmaya girdiğiniz takdirde diyafram kasının ne denli büyük bir etken olduğunu eminim anlayacaksınız. Bu kesinlikle önemli bir konu. Ancak sadece bu konuya odaklanmak ve geride kalan asıl etkenleri göz ardı etmek büyük bir ihmal bence.

Şunu söylemek istiyorum. Farz  edelim sizin dinamik apnea süreniz 10 metre derinlikte 2 dk. Nasıl ? kulağa çok hoş geliyor değil mi.

İsterseniz bu süre 5 dk olsun ama eğer avcı değilseniz ve o derinlikte ne yapabileceğinize dair herhangi bir fikriniz yoksa ,mesela ördek dalışınız çok gürültülü ise,aşağıya inerken çok hızlı davranıyorsanız, aşağıya indiğinizde agaşon pozisyonu alırken ortalığı birbirine katıyorsanız, yere yattığınızda ağırlığınız uygun değilse ve sağa sola hareket ediyorsanız hele birde paletler havaya kalkmış uzaktan sizi merakla izleyen balıklara GELME ! GELME ! diye bağırıyorsa…

gibi gibi bir kaç yıldır her dalış sonrası otokontrolle kendime sorduğum ve hala cevap aradığım bir çok durum ortaya çıkabilir.Ve cevaplarını bulduğunuz yada bulamadığınız sorunlar sizi avdan git gide soğutur.

Bu saydığım sebepler neticesinde göz önüne alınması gereken sonuç olarak belki şuraya varabiliriz.Apnea süresinin uzun olması sizin harika balıklar vurmanızı sağlamaz.Tam aksine zaten eğer tüm teknikleri doğru bir şekilde uygulayabilirseniz ve doğru yer ve zamanda doğru hareketleri yapabilirseniz 35-40 sn içerisinde güzel bir av ile karşılaşma ihtimaliniz oldukça yüksek.

Derinlik konusuna gelince;

Büyük balık derinde olur algısı bizi her zaman yanıltan bir durum olmuştur. Hepimiz izlemişizdir bu türlü videoları.

-Satıhta vurulan 14 kg liça

-1 metre suda vurulan 9 kg levrekler

-3 metre suda 6 kg ağırlığındaki sinariti vuran yunan zıpkıncı arkadaş.

Buna benzer örnek listesi daha da uzatılabilir. 0-10 metre derinlikte uzun süredir avlanan ve neredeyse vurmadığı balık kalmayan o kadar çok tanıştığım insan var ki. İnanın rakamlar sizi muazzam derecede şaşırtacaktır.

10 metre derinliğin altına bu güne kadar inememiş olmam bana çok fazla şey kaybettirmiş midir ? Bunu yaşamadan anlamak elbet tabi güç. Ancak çok büyük farklılıklar olacağını sanmıyorum. Belki balığın sığ sudaki tedirgin hareketleri biraz daha rahat olabilir ancak satıhtan uzak olan ”BEN” eğer rahat değilsem zaten ilk kuralı bozmuş oluyorum. O yüzden çok sevdiğim bir abimin sözü hep akılımdadır.”Emniyette olduğun en güzel yer nefes almaya en yakın olduğun yerdir.”

Her dalış öncesinde bu sözü hatırlar ve ben sakinim , ben sakinim sözlerini zihnimden eksik etmeden dalışa başlarım. Ve emin olun bu söz sizin dalıştan aldığınız huzuru ve mutluluğu kat be kat arttıracaktır.

Herkesin söylediği gibi; En iyi dalgıç dalış sonrasında ailesinin yanına sağ salim dönendir…

Hiç bir balık bizim hayatımızdan kıymetli olamaz.

Herkese [ sığ sularda 🙂 ] kazasız ve bol trofeli avlar…

Selim BULUT

ZIPKIN AVI TÜRKİYE YOUTUBE KANALIMIZ

Youtube Kanalımıza abone olarak yeni yayınladığımız videolardan anında haberdar olabilirsiniz. Zıpkınla balık avına yeni başlayan arkadaşlar için birbirinden faydalı içerikler yayınlamaya gayret ediyoruz.Kanalımıza abone olmak için linki tıklayabilirsiniz. Zıpkın Avı Türkiye Youtube Kanalı 

FACEBOOK GRUBUMUZA KATILMAK İSTEMEZ MİSİNİZ? 

spearfishingturkey.com facebook grubu

Spearfishingturkey.com Facebook Grubu

 

6 Yorum
  1. Can Aktaş 1 sene önce

    Güzel yerlere dokunmuşsun üstadım. Senin de belirttiğin gibi öncelikle bu sporu hangi amaçla yaptığımızın farkında olmamız gerek. Avcılık mı ? Serbest dalış mı ? Trofe peşinde tehlikeli işler yapacağına, bir öğünlük balık vurup eve sağlam gitmek bence en doğrusu.

  2. Koray 1 sene önce

    Emeğinize sağlık keyifle okudum. Umarım devamı gelir.

  3. Öncelik le emeğinize sağlık.yaptigimiz bu spor bildiğiniz üzere extrem bir spor onun için öncelik güvenlik olmalı.bu spor u bilinçli yapabilmek için eğitim almayı öneriyorum tabiki bu sporun ileri derecede yaptığını kanıtlamış tssf den resmi onaylı kişilerden bahsediyorum.denizde badi olmadan dalış risk demektir.bir balık bizi öyle cezbeder ki saniyeler çabuk geçer ve farkında olmayız işte burada badi çok önemli sadece sizi satıhta bekleyen badi niz kurtarabilir.bu spor u zevk için yapıyoruz,balık ı vurup elinizle tutup satıh a doğru çıkar iken satıh ta bizi bekliyen badi mız in de bizim kadar heyecanlı olduğunu görmek bu sporu daha da keyifli bir hale getiriyor.dalin sağlıcakla

  4. Freediver 1 sene önce

    öncelikle faydalı bilgiler verdiğiniz için sağolun. Ancak ufak bir eleştiri yapmak istiyorum. Yazıda kullandığınız resimdeki dalgıcın ağzında şnorkel var. Bu bence çok tehlikeli bir durum. Eminim gözden kaçmıştır.Resmi değiştirmenizde fayda görüyorum. İyi günler.

    • Can Aktaş 1 sene önce

      duyarlılığınız için teşekkür ederiz. yazarımızla iletişime geçip konuyu değerlendireceğiz. Ayrıca üye olarak aramıza katılmak isterseniz Ana sayfadaki üst menüden kayıt formunu doldurabilir ya da facebook giriş ile kolayca üye olabilirsiniz.

  5. Yazar
    Selim BULUT 1 sene önce

    @freediver
    Arkadasimizin dikkati icin tesekkurler.
    Benimde simdi arastirip yeni bilgilere sahip olmam adina da ayrica tesekkurler. Kucuk bir detay da olsa onemli bir husus. En yakin zamanda gerekli duzeltmeyi yapacagiz. Tekrar tesekkurler

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

©2019 www.sperfishingturkey.com Serbest Dalış ve Zıpkınla Balık Avı Topluluğu. Tüm Hakları Saklıdır.

Kullanım Şartları yerine getirilmeden hiçbir şekilde kopyala - yapıştır yapılamaz, yazılar ve bilgiler kullanılamaz.

veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account