Herkese merhaba.

Bu yazımda serbest dalış ve zıpkınla balık avında hayati önem arz eden bir husustan bahsetmek istiyorum.

Neden hayati önem arz ettiğine değinecek olursak; 

Derin dalış yaptığınızı ve tahmini 20m (Ya da 10 metre) dolaylarında avlandığınızı varsayalım.Bir düşünsenize ayağınızda taşıdığınız ve çok güvendiğiniz o karbon paletin kırıldığını ?

İşin aslı bana göre şöyle;

Biz zıpkınla balık avlamaya çalışıyoruz ve amacımız balık vurmak olmalı.Ve gelişen teknoloji ile birlikte teknolojinin getirdiği yeni araçları kullanmak bizleri bu amaçta daha avantajlı duruma getirebiliyor.Suya girdiğimizde ve yer değiştirmek yada su altına inebilmek ve çıkabilmek  için bu paletlere muhtaç olduğumuz aşikar bildiğiniz üzre.O yüzden bu malzemenin doğru kullanımı çok önemli.Ayağınızı sıkan yada çok sert yapıda olan herhangi bir palet size konfordan çok ızdırap verebilir.

Kendimden örnek vererek yazıma devam etmek istiyorum.

Dalışa ilk başladığımda aldığım ilk paletler SEAC FUGA marka yekpare silikondan üretilmiş paletlerdi.En nihayetinde çok derinlere dalmayacak ve kara kıyı av yapacaktım.( o zamanki aklımla) Eğer bu işi beceremeyecek olursam çok fazla para harcamadan bu işin içinden sıyrılabilecektim.Zaman geçtikçe ve yüzdüğüm mesafeler arttıkça bu paletlerin benim için yetersiz olduğunu ve bacaklarıma giren kramplara sebep olan şeyin bu paletler olduğunu anlamaya başladım. Çok zarar etmeden sattım ve yerine Decathlondan (Bu arada Decathlon gerçekten iyi bir firma) OMER EAGLERAY değiştirilebilir plastik palalı palet aldım.Bu paletleri kullanmaya başladığımda ise artık 5-6 metre derinliklerde avlanmaya başlamıştım. Eski paletlerime göre  nispeten daha iyi itiş gücüne sahiplerdi ve daha fazla konfor sunuyorlardı.Ancak kısa süre sonra tanıştığım benden çok daha tecrübeli olan dalış badim bu paletlerin beni itmediğini,benim için yetersiz olduğunu söyledi.Sonrasında yine bir dalış günümde ayak numarası benimle aynı olan arkadaşımın karbon paletlerini giydim ve inanamadım.Harika bir konfor ve kat be kat daha fazla itiş gücü!!!

OOO gelsin artık balıklar demi 🙂

Sonrasında kendi bütçeme uygun bir karbon palet arayışına girdim. 

O an ki vücut özelliklerim şöyleydi; 190 cm 91 Kg. İlk karbon paletlerimi alırken yaptığım hata aslında ekonomik oluşunun arkasına sığınıyor olmamdı.Yani piyasa fiyatının yarısının da altına karbon palete sahip olacaktım.Kötü deneyimler yaşadığım palaların ve ayaklıkların markasını belirtmek istemiyorum.Yaşadığım sorunlar şunlardı;

1-Palaların MH sertliğe sahip olması beni yoruyordu.Yani ,kiloma uygun olduğu düşünülüyor olmasına rağmen bileklerim ve bacaklarım dalış esnasında ve sonrasında çok ağrıyordu.

2.Kullandığım ayaklıklar( Bu hususta ilerleyen kısımda çok detaylı bahsedeceğim) çok sert yapıdaydı.Yani aslında ayak yapımdan kaynaklanan bir durumdu ve ayaklarımın taraklı olması olayı daha da çekilmez bir çileye dönüştürüyordu.Dalışın ilk saatinde ayaklarım resmen uyuşuyordu.Sonrasında saç kurutma makinası ile ısıtarak ayaklıkları biraz daha büyütmeye çalıştım ve bir miktar başarılı olabildim.Ama yinede palet ayaklıkları dalış esnasında ” Ben buradayım ve ayaklarını sıkıcam birazdan ” diyordu.Yani tam anlamı ile rahatlamış değildim.Bir kez daha ayaklıkların üst kısmını genişletmeyi denediğimde bu kez diğer kısımlarında büyümeye başladığını ve ayaklıkların ayaklarıma büyük geleceğini hissetmeye başladım.Ve hala tüm bunların yanı sıra palalar benim için sertti.

Sonrasında bu paletleri satmaya karar verdim.Ve yine aldığım fiyatın altında sattım. (Al-sat yapan adamlar gibi oldum bu arada farkındayım:) )

Ve asıl olay bundan sonra başladı.Araştırmaya ve sormaya başladım.Karbon nedir ? nasıl üretilir ? nedir bu ayaklıkların sırrı gibi soruları sormaya başladım.Bir çok karbon pala ve ayaklık üreticisi ile irtibata geçerek konuştum ve çok kıymetli bilgiler aldım.Bir çoğu işinin ehli ve işlerinde usta insanlar.Ancak onlar kadar olamayan ve piyasada tutunmaya çalışanlarda var elbet.

Sonrasında yine bir arkadaşım sayesinde çok kıymetli birisi ile tanıştım.adı Umut Emrah YENİCE.Kendisi eğitimci bir birey.Yanlış anlamayın yani zıpkınla eğitimden bahsetmiyorum.Kendisi öğretmen ve zıpkınla balık avı konusunda oldukça başarılı birisi.Ve bir o kadar da mütevazidir.

Daha öncesinden doğrusunu yanlışını az çok öğrenmeye çalıştığım ayaklık ve karbon macerasını bir de ondan dinledim uzun uzun.Nedir ağırlığın kat sayısı? nedir ayaklıktaki esnemesi gereken noktalar gibi…

Kendisinin eğitimci olması ve benimde bilgiye aç olmam müthiş bir atmosfer oluşturdu aramızda.Abi kardeş gibi saatlerce sohbet ettik.

Kendi markasını çıkardı piyasaya ve eminim çok güzel işler çıkaracak.Markanın adı SFT (Spearfisihg thecnology)

Henüz kendisini arayıp rızasını almadığım için ismini paylaşmak istemiyorum.

En kısa zamanda diğer ürünleride deneyimleyerek sizlerle paylaşacağım.

Bana elindeki farklı markalarda olan bir çok ürün gösterdi.Arkadaşlarından emanet alıp deneyebileceğimiz paletler dahi ayarlamaya çalıştı gerisini siz düşünün.

Onun elindeki ayaklıkları giydiğimde ayağımın üst kısmını sıktığını fark ettim ve farklı markaları başka yerlerde araştırmaya koyuldum.

İzmirde bir çok firmayı dolaştım,sohbet ettim.Sağ olsunlar çok kıymetli bilgileri paylaştılar benimle.

Hepsini ziyaret etmemdeki amaç PATHOS marka ayaklıkları denemekti.

Ancak Gezdiğim 3 firmada da denediğim pathos ayaklıklar çok sert yapıdalardı.Sebebini anlayamadım ancak hepsinde böyle olması biraz tuhaf gibiydi.Daha önce arkadaşlarımın kullandığı PATHOS ayaklıkları incelediğimde bu kadar sert olmadıkları geldi aklıma.Tam bir karmaşa içine düşmüştüm.Yani Başka marka bir ayaklık giyiyorum ayağıma üst kısmı 10 birim sıkıyor ise,PATHOS giydiğimde & birim sıkıyordu.Normalde 46-48 numara ayaklıkarın işimi görmesi gerektiğini düşünürken bu bir türlü olmuyor ve şöyle önerilerle karşılaşıyordum

”Abi biz sana 48-50 vereceğiz.Bide 5 mm çorap giydin mi tamamdır bu iş!”

Dedim ki ”Eyvallah. Peki 5mm patik giyince yüzen ayakları batırmak için ne yapacağız? yaz kış sürekli bu patikleri giyerek bir de üzerine bilek ağırlığımı bağlayacağız?”

Cevap : E yani ehö ühü miheeğğüüüü falan filan…

Canım çok sıkılmaya başlamıştı.

Bir an önce bir ayaklık almak ve derin maviye kavuşma isteği vardı içimde. Ancak acele ettiğimi fark ettim ve ‘ DUR ‘ dedim kendime.Kafanı topla ve sakinleş,Dünya para dökeceksin yoksa yine boş yere dedim ve bir kaç gün kendimi palet olayından uzaklaştırdım.

Sonrasında yine çok değer verdiğim bir kardeşimle konuşurken konusu açıldı ve bu ayaklıkların hepsinin aynı sertlikte üretilmediğini,soft medium ve hard yapıda olduklarını öğrendim.Onun büyük desteği ile ayağıma uygun olan ayaklığın yumuşak(soft) olan tipinden sipariş ettik.

Ayaklık geldiğinde inceledim ve özellikle üst kısmının başlangıç ve bitiş noktalarının  inanılmaz derecede yumuşak olduğunu gördüm.

Sonrasında daha önce bahsettiğim öğretmen arkadaşımla görüşerek MS sertlikteki palaların montajını yaptık.Dikkat edin ! MS Diyorum.Yani sıralama şöyle gidiyor aslında; 

S-MS-M-MH-H

Yani ; soft-medium soft-medium-medium hard-hard

Medium hard sertlikten MS sertliğe geçiyordum ve oldukça tedirgindim.Burada arkadaşımın önerisi ve hesaplamaları çizgisinde yolumuza devam ettik ve ertesi gün dalışımın ilk dakikalarında palet vurmaya başladığımda aşağıya eğilip baktım ve ‘Acaba ayağımdan mı çıktı’ diye düşündüm.O derece hafif ve hissedilmez yapıdaydı hesabını siz yapın 🙂

İşin özü şu arkadaşlar.Bir malzeme almadan önce iyi araştırın ve güvenebileceğiniz arkadaşlar edinin.

PATHOS ayaklığı sormadan alsaydım sert olacaktı ve yine ayağımı sıkacaktı.Eğer palaları araştırmasaydım belki bu kez cam elyafı doldurulmuş ve üzeri karbonla kaplanmış olan palaları alacaktım.

O yüzden okuyun arkadaşlar.Okuyun ve iyi dinleyin.İyi araştırın 🙂 

Bu yada buna benzer konularda sorun yaşadığınız takdirde elimden gelen tüm desteği sağlamaya hazırım arkadaşlar.

Kazasız belasız hayırlı dalışlar 🙂 

3 Yorum
  1. Can Aktaş 3 ay önce

    Karbon palalar hakkında kafamda soru işaretleri var. Özellikle sertlik dereceleri ile ilgili. Yazıyı keyifle okudum dostum kalemine sağlık 👍👏

  2. Alptekin 3 ay önce

    Merhabalar yazınızı keyifle okudum. 90 kilo 185 boyunda biri olarak benimde karbon palalı paletlerim var. İlk aldığım dönemlerde benimde sudan çıkdığımda müthiş ağrılarım oldu. Ama bizim yapmış olduğumuz spor bacak kaslarını da hatta tüm kaslarımızın sekronize çalışmasını sağlıyor. Bu birazda hamlıkdan kaynaklandığını düsünüyorum. Yada yanlış palet vurmadan kaynaklı olduğunu düşünüyorum . Ben kendi adıma konuşursam uzun süre dalmayan birinde hamlık dönemi oluşuyor ve ağrılar meydana geliyor. Karbon pala kulanımı bence güzel, tabi bu tercih meselesi.

    • Anonim 3 ay önce

      Kesinlikle haklısınız.Ancak dalış haricinde de aktif olarak spor yapmaktayım.Bisiklet ve uzun koşu gibi.Bende önceki paletimi kullanırken hamlık olacağı ihtimalini göz önüne alarak kullanmaya devam ettim ancak sonrasında yeni palalara geçince kullandığım eski palaların çok sert olduğunu fark ettim.Dolayısı ile ayaklık ve pala seçimi yaparken çok dikkatli olmak gerekiyor.
      Tavsiye ,gözlem ve önerileriniz için çok teşekkür ederim.

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

©2019 www.sperfishingturkey.com Tüm hakları saklıdır. Kullanım Şartları yerine getirilmeden hiçbir şekilde kopyala - yapıştır yapılamaz, yazılar ve bilgiler kullanılamaz.

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account