Bu konu 2 yanıt ve 3 izleyen içeriyor ve en son  yaman_zıpkıncı tarafından 2 ay 3 hafta önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #11352
     Yusuf Esin 
    Yönetici

    Hangi zıpkını seçmeliyim

    Hangi Zıpkını Seçmeliyim?

    Maske Şnorkel Elbise derken bir şekilde dalışa başlayan herkesin aklına gelen ilk şey, şöyle gösterişli bir zıpkın alıp onu suyun içine sokmak ve balık kovalamak olmuştur. Kovaladıkça kaçan balıklar bir yana elimizde taşıdığımız zıpkına olan alışma süreci bir yana, acaba nerede hata yapıyorum, bu balıklar elime zıpkın aldım diye mi benden kaçıyor düşüncesi aklımızı kurcalarken bir acaba çıkıverir yine karşımıza…

    “Acaba diğer zıpkını mı alsaydım?”

    Serbest dalış ve suya intibakımız tam olduktan sonra ancak avcılığa geçebiliriz. Dalışın esasları ile ilgili hususlar kafada yerli yerine oturmadan suda yapmamız gereken öncelikli işleri tamamlamadan elimize zıpkın almanın pratikte hiçbir faydası olmaz. Ama eğer dalışta kullanacağımız ve ihtiyaç duyduğumuz tüm malzemeleri tamamladıysak artık hangi silahı alacağımızı da anlatmaya başlayabiliriz.

     

    Her avcının silahı o avcı için özeldir. Ve her avcı, her av stiline ve avlağa göre birden fazla ve veya farklı silahla da avlanabilir. Zaman içerisinde yapılan modifikasyonlarla silahların kabiliyetleri arttırılabilir ve daha da kişiselleştirilebilir. Fantezinin sınırları yoktur. Ancak kullanmakta olduğumuz zıpkınlar fizik kanunları tam riayet ve sıkı matematik hesabıyla oluşturulur. O nedenle av stilinize ve kullanımınıza en uygun zıpkını oluşturmadan önce birçok zıpkın değiştirecek ve yapacağınız modifiyelerle arayışınıza devam edeceksiniz. Ama önce zıpkın nereden çıktı, nelerden yapılıyor, çalışma prensibi nedir onlara bir değinelim.

    Zıpkınların Çalışma Prensibi

    Zıpkınlar potansiyel enerjinin kinetik enerjiye dönüşmesiyle şişin hedefe doğru hareket etmesini sağlarlar. Potansiyel enerjinin oluşturulması için sıkıştırılmış hava, yay yükü veya gerilen lastiğin gücü kullanılabilir. Su altında olduğumuz için barut gibi patlayıcıların kullanılması düşülmemiştir. Yalnızca orkinos avcılığında kullanılan ucunda özel barut kapsüllü şişler var ise de konumuz dışıdır. Şimdi sırasıyla bu itiş gücüne göre zıpkınlardan bahsedelim.

    Yaylı zıpkınlar, kurulu yayın gücüyle çalışan sistemlerdir. Kullanılan yayların paslanması, kırılması gibi sıkıntılar nedeniyle günümüzde kullanım alanı olmayıp, artık tamamen terk edilmiş bir yöntemdir.

    Havalı Zıpkınlar

    Pnömatik zıpkınlar; havalı zıpkın olarak da tabir edilirler. İçerisindeki tüpe özel pompası vasıtasıyla yaklaşık 22 bar hava basılan bu zıpkınlarda şiş ağızdan içeri ittirilerek mekanizmaya oturtulur. Şişin ucuna takılan mahmuzla şişi elle zıpkının içine ittirmek kolaylaşır. Değişik boylarda ve yapılarda üretilirler. En kısaları 45 cm den başlar ve 130 cm uzunluğa kadar olanları mevcuttur. Diğer zıpkın çeşitlerine göre atış gücü ve menzili yüksektir. Ancak uzun havalı zıpkınların kurulumu oldukça zordur ve dikkat edilmesi gerekir. Kurulum esnasında şiş yuvasına kum girmesi iç boruyu çizeceğinden zıpkın performansını olumsuz etkiler. O nedenle dikkatli kullanılmalı dırlar. Bu tip zıpkınlarda kullanılan şişler, üreticinin belirlediği standartlara birebir uymalıdır. O nedenle eski modellerin yedek şişini bulmak bazen zor olabilmektedir. Bu zıpkınların atışı öyle güçlü ve hızlıdır ki, atış esnasında şişin gittiğini görmek neredeyse imkânsızdır. Vurulan balıklar bile vurulduğunu anlamazlar.

    Havalı Zıpkın

    Havalı zıpkınlar yılda bir kez bakıma gönderilmelidir. Bakımda komple sökülmesi gerektiğinden işinde profesyonel bir teknisyen tarafından bakımı yapılabilir. Bu durumda bakım yapacak birini bulmanın zorluğu ortaya çıkar. Sürekli lastik değişimi gibi masrafları yok ise de kullanımına alışmak zaman aldığından çoğu zıpkıncı tarafından tercih edilmemektedir.

    Hangi zıpkını seçmeli

    Ne gariptir ki, sessizliği, gücü, menzili, derin sularda performansında düşüş olmaması, tepmenin hiç olmaması gibi birçok avantaja sahip havalı zıpkınlar kullanımına alışamama, kurulum zorluğu, modifiye edilememesi, bakım maliyeti ve titiz kullanılmadığında hasarlanması ve tamir maliyetinin de yüksek olması nedeniyle ülkemizde hak ettikleri ilgiyi bulamamışlardır.

    Lastikli Zıpkınlar

    Lastikli zıpkınlar, günümüzde en yaygın kullanılan zıpkın tipidir. Her boyda olabilir. Çok çeşitli materyallerden (alüminyum ve alaşımları, ahşap, karbon) üretile bilirler. Temel prensip gerilen lastiğin şişi hızla hedefe doğru itmesini sağlamaktır. Havalı zıpkınlar gibi karmaşık ve hassas sisteme sahip değildirler. Buda onları basit ve arıza yapma olasılığı düşük hale getirir. Bakımı kolay olan bu zıpkınlar her türlü modifiye işlemine açıktır. Belki de en önemli cazibesi de budur. Çünkü zaman içinde her zıpkıncı silahını modifiye etmek ve kendi kullanımına uygun hale getirmek ister.

    Gövde malzemesi ne olursa olsun zıpkınlarda kullanılan şişlerin arka kısmı mekanizmaya oturur ve tetiğe basıldığında şiş serbest kalır. Diğer ateşli silahlarda olduğu gibi kabze kısmının içinde tetik tertibatı bulunur. Kaset şeklinde imal edilen bu tertibatlar satın aldığınız zıpkının en önemli parçasıdır. Birçok üreticinin kullandığı tetik mekanizmaları kendi üretimleridir ve üretimlerinden sonra test aşamalarına tabi tutulurlar. Ciddi markalar tarafından üretilen tüfeklerde şiş kaçırma gibi sonuçları çok vahim hadiselere varacak sorunlar olmaz. Ancak yıpranmış ve arızalı mekanizmaların ne zaman sorun çıkaracağı pek belli olmuyor. O nedenle mekanizmaların gözle ve elle kontrolünün yapılması ve şüphe uyandıran mekanizmaların kullanılmaması daha sağlıklı olacaktır.

    Mekanizma şişi tutan ve tetik tertibatının devreye girmesiyle şişi serbest bırakan bir sistemdir. Bununla birlikte tetiğe basıldığında kalama ipini tutan bir dil de serbest kalır. İp bırakma olarak adlandırılan bu sistem, şişe bağlı misinanın fazlasının kalama olarak sabit tutulmasını sağlar ve atış anında dil serbest kalarak kalamayı çözmüş olur. Bu sayede şiş hedefe doğru giderken boşta kalan misina da herhangi bir dirence maruz kalmadan onu takip eder. İp bırakma dili mekanizma ve tüfeğin özelliğine göre yanda üstte ve altta olabilir. Bu küçük parçalar plastik bakalit gibi parçalardan olabileceği gibi en sağlamları krom olanlarıdır. Kalama ipinin fazla gergin ve sıkı olması tercih edilen bir durum değildir. Fazla sıkılaşan, gerilen misina, dili serbest kalma yönüne doğru zorlar. Plastik parçalar bu zorlanmaya pek gelemezler.

    kalama tutan parça

    Bazı mekanizmalarda tetik hassasiyetini ayarlayan parçalarda mevcuttur. Bunun önemi, tetik çeken parmağımızın tetiği hissetmesi gerektiğidir. Ancak sert tetiklerde çekerken gereksiz titreşim ve sıkma sonucu atışı bozabilir. Gerçekte ateşli silahlar ile ilgili hususların tümü zıpkınlar içinde geçerlidir. Bittabi, tetik hassasiyeti, istinat boşluğu, kabze kavrama ve nişan alma gibi birçok ince husus zıpkında da geçerlidir. Avda zıpkın kurulumu ve kullanımı konusunu daha sonra işleyeceğiz. Şimdi zıpkın özelliklerine devam edelim.

    Lastikli zıpkınlar hangi gövde malzemesinden yapılırsa yapılsın, belli parça ve kısımlardan oluşurlar. Yukarıda anlattığımız gibi, mekanizma en karışık ve önemli parçadır ve kabzenin içinde gömülü bulunur. Zıpkına yandan baktığımızda kabze, gövde ve kafa kısmını görürüz. Lastikler kafa kısmının üzerinde yer alır. Gövde şişin seyir hattını oluşturur ve kabze ile kafanın arasındaki bağlantıyı sağlar. Gövde malzemesi alüminyum olan bir tüfeğin kabzesi ve kafası plastikten imal edilmiş olabilir. Ancak ahşap veya karbon gövdeli tüfekler bu şekilde 3 farklı parçanın birleşiminden olabileceği gibi monoblok dediğimiz şekilde de üretilebilirler. Dalış dünyasının en çok aranan Zıpkınları monoblok gövde zıpkınlardır. Bunlarda kabze gövde ve kafa kısmı tek parçadır, yekparedir, ek yeri yoktur. Ahşap şekillendirilirken kabze kısmı ve kafa kısmı birarada üretilir. Mekanizma için yer yapılarak buraya vidalanır. Gövdenin baş kısmına kafa görevi görmesi için lastik geçecek şekilde delik yada delikleri açılır. Şiş ve lastiğin eklenmesiyle ahşap monoblok bir zıpkın imal edilmiş olur.

    Monoblok karbon

    Ahşap zıpkınların imali oldukça zor ve meşakkatlidir. Ancak ahşabın bilinen en eski zıpkın imal maddesi olması ve birçok olumlu özelliği nedeniyle en çok tutulan zıpkın olması onu vazgeçilmez yapar. Ama ahşap zıpkına girmeden önce en basit ve ucuz zıpkın olan alüminyum zıpkından söz edelim.

    ahşap zıpkın

    Alüminyum Zıpkınlar

    Alüminyum paslanmayan, mukavemeti belli derecelere kadar iyi, kolay işlenebilen, hafif bir metaldir. Çeliğe göre daha maliyetli ve daha az mukavemete sahip olsa da, paslanmaz çelik bir zıpkının su üstünde kalabilmesini sağlamak oldukça zor olacaktır. Alüminyumun mukavemetini arttırmak amacıyla farklı metallerle alaşım halinde kullanılması yaygın bir durumdur. Özellikle Titanyum alaşımlı alüminyum zıpkınlar hafif ancak oldukça yüksek mukavemete sahip olurlar. Alüminyum sudan ağırdır. O nedenle gövdenin içi hava ile doludur ve havanın dışarı kaçmasını önlemek için borunun ağızları tapa veya o-ring kullanılarak izole edilir.

    Açık Kafa Zıpkın

    Peki, mukavemet neden bu kadar önemli: Zıpkını oluşturan parçalardan bahsetmiştik. Kabze gövde ve kafadan oluşan parçaların birleştirilmesiyle oluşan zıpkınların mukavemeti monoblok olarak tabir ettiğimiz zıpkınlara göre daha düşüktür. Bu nedenle ara bağlantı yerleri çok sağlam olmalıdır. Sadece bu da yeterli değildir. Gerilen lastik veya lastikler şiş üzerinde yer alan çentik ya da güldikeni şeklindeki çıkıntılara takıldığında zıpkın gövdesi üzerine bir gerilme gücü biner. Pratikte ne kadar çok sayıda ve kalın lastik kullanılırsa bu gerilme artar ve düz boru şeklindeki gövdeyi bükmeye çalışan bir kuvvet halini alır. Gövde malzemesinin göstereceği mukavemet işte burada önem kazanır. Gözle görülecek bir bükülme olmasa da çok az bir esneme bile atış anında salınıma neden olur. Bunu şöyle bir örnekle açıklayalım. Yaş bir ağaç dalı kolayca esner, ancak serbest bıraktığımızda eski formuna hızla geri döner. Daha zor esneyen malzemelerde salınım daha şiddetli olmaktadır. Salınım hafif malzemelerde çok daha belirgin bir biçimde görülür.

    Kapalı Kafa ZıpkınKarina Kafa Zıpkın

     

    İşte bu titreşim yani rezonans gövde üzerinde hareket eden şişe de sirayet eder ve hedeften sapmasına neden olur. O nedenle kullanmakta olduğumuz zıpkının kinetik enerjisini oluşturacak lastik yükünü iyi hesaplamamız ve gövdenin dayanabileceği ölçüde yükleme yapmamız gerekmektedir. Şişin kalınlığı ve ağırlığı da oluşacak rezonansta etkilidir. İnce ve hafif şişler yüksek lastik yüklerine gelemezler. Fabrikasyon zıpkınlarda bu hesap çok önceden yapılarak uygulamaya konulmuştur. Bu hesabın içinde şişin kalınlığı ve ağırlığı da vardır. Hatta şişin kafadan ne kadar daha uzaması gerektiği de bu hesabın içindedir. Zıpkına modifiye yapmak niyetiyle bir şeyler yapmaya başladığımızda karşımıza bu hesaplar çıkar. Şimdilik bu detaylara girmeyelim.

    Çevirme Lastik

    Alüminyum gövdeli zıpkınlarda genellikle 6 mm ile 7 mm arasındaki kalınlıklarda üretilmiş şişler kullanılır. En çok piyasada bulunan şiş ise 6.5 mm kalınlığındadır. Şişin uzunluğu ise zıpkının uzunluğu bağlı olarak değişir. Zıpkın uzunluğu ölçülürken lastik germe mesafesi dikkate alınır.

    Çentikli ŞişShark-Fin (Güldiken) Şiş

    Zıpkınların farklı boylarda üretildiklerini söylemiştik. Lastikli zıpkınların boyları tespit edilirken lastiğin kafadan uzayarak şiş üzerinde takıldığı en son (yani lastiğin en gergin olduğu yer) çentik/fin/güldiken nin olduğu yere olan mesafesi ölçülür. Yani 100 lük bir zıpkın, şiş mekanizmaya takılı halde kafadan lastiğin gerilerek takıldığı en sondaki noktaya kadar olan mesafe 100 cm dir demektir. Bu rakamın tam 100 olması beklenmez, 96 cm gerilme mesafesi 100 lüğe tekabül eder. 100 lük bir zıpkında da 140cm. bir şiş kullanılması idealdir. Daha kısa şiş kullanılarak üretilen bu boyda zıpkınlarda vardır. Bazı üreticiler özellikle kalın şiş kullanarak şiş boyunu 130 cm. e kadar düşürebilmektedir. Bu durumda üreticinin belirlediği kombinasyonu beğenmeyen kullanıcı hemen yeni kombinasyon hesaplarına başlar. Bunun nedeni her zıpkıncının farklı av sitillerine sahip olması ve farklı meralarda farklı derinliklerde avlanmasıdır. Bu durum şiş lastik kombinasyonunuz üzerinde sürekli oynamanıza neden olur. Zıpkında modifikasyon ve kombinasyon denemelerinin sonu yoktur.

    Karbon Borular

    Zıpkın gövdesinde kullanılan alüminyum boru yerine mukavemeti daha yüksek ancak daha hafif karbon borular günümüzde güçlü lastik kombinasyonlarına dayanabilmek ve ahşap zıpkının ağırlığı nedeniyle kısıtlanan manevra kabiliyetini arttırmak üzere geliştirilmişlerdir. Karbon zıpkınlar aynı ahşap zıpkınlarda da olabildiği gibi monoblok olarak da üretilebilirler. Üreticilerin kullandığı karbon malzemenin kalitesi hem mukavemeti arttırmada hem de atışların isabetli olmasında etkili olur. Karbon paletler kadar olmasa da karbon fiber den üretilen gövdelerde kırılgandır. Yanlışlıkla üzerine ağırlık kemerini koymanız halinde hasar verebilirsiniz.

    Ahşap Zıpkınlar

    Ahşap zıpkınlar kişiye özel olarak üretilebilmelerinin yanı sıra ahşap işçiliği ile elde edildiklerinden üretilen modellerde birbirinden çok farklı tasarımlar ortaya çıkmaktadır. Temel prensip ahşap zıpkınlarda karbon veya alüminyum borudan farklı olarak içinde hava bulunmaz. Birçok ahşap katmanın laminasyon yönetim ile birbirine yapıştırılmasıyla oluşturulan gövde elle ve torna tezgâhında işlenerek zıpkın halini alır. Ahşap zıpkınlarda dikkat edilmesi gereken en önemli husus: ağacın içinde budak, dönme, burulma vs. gibi formunu etkileyebilecek doğal farklılıkların olmaması ve ağacın çeşididir. Bundan sonra ustanın el maharetine kalmış bir durumdur. İyi yapılmış bir ahşap zıpkın her türlü kombinasyona uygundur. Gerek çoklu lastik yüküne uygunluğu, gerekse kalın şiş kullanılması durumunda ahşap zıpkın farkını ortaya koyar. Bununla birlikte kütleli ahşap zıpkınlar kara kıyı avında ve manevra isteyen baskın avlarında kullanımı zorlaştırır.

    ahşap

    Her ağaçtan zıpkın olamayacağını söylemiştik. Zıpkınlar; Tik ağacı, Amerikan akasyası, gürgen, kayın, gül ve kestane, dişbudak gibi sert, esnemeyen ve suyu çekmeyen ağaçlardan imal edilir. Dut, kavak, çam ve benzeri ağaçlardan zıpkın olmaz.

    Ahşap zıpkında kalite, kullanılan ağaç ve işçilikle belirlenir. Ancak av sitilinize uygun olmayan bir ahşap zıpkın ne kadar kaliteli olursa olsun tat vermeyecektir. O nedenle bu zıpkınlar biraz kişiye özel üretilirler. İlk etapta hemen ahşap zıpkın yaptırıp kullanmak yerine av şeklinizin oturması ve tercihiniz belli olmasından sonra böyle bir karar vermelisiniz.

    Zıpkın lastikleri kafadan çentiğe kadar uzayıp yerine takılır demiştik. Çentikli şişlere lastiği tutturabilmek için metal palamut dediğimiz aparat kullanılır. Bu aparatlar zıpkın lastiğinin iki ucunu birbirine bağlar şekilde monte edilirler. Hazır fabrikasyon palamutlar paso uçlu olup vidalanarak lastiğe takılırlar. Kırılması yada zarar görmesi halinde kolayca yenisiyle değiştirebilirler. Metal palamutlar tel şeklinde veya mafsallı olabilirler. Mafsallı metal palamut uzun yıllar sıkıntısız hizmet verecektir.

    tel palamut

    Metal palamutların haricinde birde ip palamutlar kullanılmaktadır. İp palamutlar, lastik uçlarının boğulmasıyla lastiğe monte edilirler. Dyneema adı verilen kevlar takviyeli ve min. 300 kg. çekeri olan ipler palamut olarak kullanılır. İp palamut kullanılırken çentikli şişin kenarları ipi kesebilir. Bu nedenle çentik kenarları ince eğe ile eğelenerek çapaklardan arındırılsa da ip palamut bu çentiklerde çabuk yıpranır. Bu sorunun önüne geçmek için güldikeni olarak da tabir edilen üzerinde çıkıntıları olan şişler kullanılır. Bu çıkıntılar köpek balığı yüzgeci şeklinde veya basit bir pim gibi farklı şekillerde olabilir. Bu çıkıntılar şişin hidro dinamisini bozduğu için mümkün olduğunca küçük ve suyun akışına uygun olarak üretilirler. Köpek balığı yüzgeci (shark-fin) de böyle doğmuştur.

    şiş

    Zıpkın kafaları kapalı, açık ve karina (hem kapalı hem açık) şeklinde olabilir. Kapalı kafada şiş kafa kısmındaki bir köprünün altından geçirilerek mekanizmaya oturtulur. Fabrikasyon ve başlangıç seviyesi birçok zıpkında kapalı kafa sistemi mevcuttur. Açık kafa sistemde ise şiş çevirme lastiğin içinden geçirilerek mekanizmaya oturtulur. Şişe bağlı olan misina ise kafa üstündeki sabitleme çentiklerine geçirilerek şiş üzerinden karşıya atılarak köprü vazifesi görür buna ip atlatma denir. Açık kafalarda şiş üstünde plastik veya metal bir köprü bulunmadığından nişan almak daha kolay olur. Ancak kapalı kafa ip atlama yapmadan kurulum yapıldığından tüfeğin toplanması daha kısa sürer. Dalgalı bir denizde açık kafa bir tüfeği toplamak biraz uğraştırabilir ancak zaman içinde el alışkanlığı kazanıldığından gözünüz kapalı bile tüfeğinizi toplarsınız. O nedenle ben açık kafa kullanımını tavsiye ediyorum. Kapalı kafa zıpkınlarda iki parçalı lastik kullanıldığından tüfeğin üzerine gerilen lastiğin her iki tarafının eşit gerildiğinden emin olursunuz. Ancak güldiken ve sharkfin şişler kapalı kafalara çarpma yapabileceğinden bu tip şişleri kapalı kafalarda kullanamazsınız. Sanırım neden açık kafa tercih etmemiz gerekiyor yeterince anlatabildim.

    Karina kafa yani hem açık hem kapalı kafalar ise her iki seçeneği bir arada sunduklarından karar veremeyenlere iyi bir alternatif oluştururlar. Bununla birlikte birçok üretici tarafından birbirlerinden farklı karina kafa modelleri ortaya çıkmıştır.

    Roller sistem olarak bilinen bir diğer kafa şekli daha var. Lastiğin şişi uzun süre gövde üstünde sürebilmesi için makaralı lastik sistemleri son yıllarda farklı modellerle karşımıza çıkmaktadır. Fizik dersinde makaraları ve onlar üzerinde yapılan hesapları belki hatırlarsınız. Temel prensip olarak lastiğin gövde altından kafaya doğru uzanması ve kafa makarasından geçerek şiş üzerinde gerilmesi şeklinde çalışmaktadır. En büyük faydası şişi gövdeyi terk edinceye kadar ileri sürmeye devam etmesidir. Böylelikle menzil artmaktadır. Bir diğer fayda ise lastikten kaynaklı tepmenin çok daha az olmasıdır. Bu zıpkınların dezavantajı ise karmaşık yapıları nedeniyle arızaya açık olmaları ve manevralarının aynı boydaki zıpkınlara göre ağır kalmasıdır.

    roller

    Roller diye tabir ettiğimiz bu zıpkınlar üzerine çalışmalar devam etmektedir. Son olarak Roi-Sub fiması tarafından üretilen birkaç model makara sistemini mancınık şekline getirmiş ve nispeten kısa bir zıpkında çok yüksek menzillere ulaşmayı başarmıştır. Ancak şekilden de anlaşılacağı gibi bu zıpkınlar çok karmaşık ve arızaya açık bir sisteme sahiptir. Denizde karmaşıklık her zaman problem kaynağıdır. O nedenle elde edilecek küçük avantajlar için su içindeyken sinir harbi geçirmemize neden olabilecek bu tasarımları ben gereksiz görüyorum.

    Bir diğer hususta zıpkın üzerine takılan makaralar: Makara Donanımı vurduğunuz avın şiş üzerinde veya ipe geçmiş halde uzaklaşırken misinayı çekiştirip kendi etini kıstırarak koparmaması için ek bir uzatma sağlar. Makaraların içinde yaklaşık 50 metre kadar ip bulunur bu ipin özelliği; su içinde çürümeyen, esnemesi düşük 100 ila 150 kg’a kadar çekeri olan su içinde görülebilecek özellikte olmasıdır. ipin ucu misinaya bağlanır. Misina su tutmadığından atış anında kayda değer bir sürtünme oluşturmaz. Kullanılan misinalara birçok örnek verilebilir. Kalama misinasının çok kalın olması tercih edilmese de çekeri yüksek ve gam yapmayan yapıda yıpranmalara karşı dayanıklı olması ve en önemlisi yüzeyinin pürüzsüz olması en aranılan özellikleridir. 1 ile 2 mm kalınlığına kadar misinalar bu iş için idealdir. daha ince ve daha kalın misinada kullanılabilir. Saydam renk yerine suda fark edilebilir renklerde misina kullanmak tüfek toplamada avantaj sağlar. Günümüzde sağlamlığı ile öne çıkan tenis raketi misinası (kordaj) kullanışlılık açısında tercih edilmektedir. Uzun ömürlü ve yüksek çekerli bu misinalar yüksek fiyatına rağmen tercih edilmektedirler. Buna alternatif olan motorlu çalı tırpanı misinası yada uygun fiyatıyla baragat misinası da kullanılmaktadır. ben 1,5mm lik baragat misinasını tercih ediyorum. Sağlam olduğu kadar pürüzsüz oluşu da bu tercihimde etken.

    motorlu çalı tırpanı misinası

    Sonuç olarak zıpkının basit yapıda ve arızaya verebilecek unsurlardan arındırılmış olması önemlidir. Belli avantajlar elde etmek için yapılan iyileştirmelerle olumlu sonuçlar elde edilmiş ise de bazı uygulamaların basit kalması gereken zıpkını oldukça karmaşık bir hale soktuğu da işin başka bir boyutudur. En doğru zıpkın illa ki tek seferde seçilmez ancak belli ihtiyaçlara cevap veren ve avlandığınız meraya uygun bir zıpkın ihtiyaçlarınıza cevap verecektir.

  • #11354
     Can Aktaş 
    Yönetici

    Yusuf hocam. Zıpkın konusunda kafalarda soru işareti kalmayacak bir biçimde en gerekli hususlarda çok güzel bilgiler vermişsiniz. Keyifle okudum emeğinize sağlık.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

©2019 www.sperfishingturkey.com Serbest Dalış ve Zıpkınla Balık Avı Topluluğu. Tüm Hakları Saklıdır.

Kullanım Şartları yerine getirilmeden hiçbir şekilde kopyala - yapıştır yapılamaz, yazılar ve bilgiler kullanılamaz.

veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account