Zıpkınla Balık Avı Doğru Nefeslenme Bölüm 1 - Solunum – Oksijen ve Karbondioksit Transferi  

  RSS

Can Aktaş
(@yuzarsif)
Yönetici
Katılım : 2 sene önce
Gönderiler: 173
15/10/2019 21:43  

NEFES ALIP VERİRKEN VÜCUDUMUZDA NELER OLUYOR ?

Önemli : Doğru nefeslenme konusunun ilk bölümü olan bu yazı zıpkınla balık avı yaparken vücudumuzda neler olup bittiğini anlamak ve senkop-sığ su bayılması tehlikesine karşı zıpkın avcılarını uyarmak amacıyla hazırlanmıştır. Yazı hazırlanırken tıbbi metinlerden, dünya rekoru sahibi serbest dalış sporcularının çeşitli video ya da makalelerinden yararlanılarak herkese hitap eden bir sadelikte kaleme alınmıştır.

Bu tip yazılar sizlere belirli bir yere kadar yardımcı olur. Zıpkınla balık avı serbest dalış temellerine dayanan bir spordur. Bu nedenle size tavsiyem Uluslar arası standartlarda sertifikalı eğitim veren bir serbest dalış okulundan eğitim almanız yönünde olacaktır. Her insanın doğası farklıdır, konusunda uzman bir eğitmen sizi birebirde değerlendirir. Serbest dalış tekniklerini sağlam bir temel üzerine inşa etme olanağı yakalar, güvenli bir şekilde zıpkınla
balık avına başlayarak avcılık tecrübelerinizi geliştirme imkanı bulursunuz.

SOLUNUM – OKSİJEN VE KARBONDİOKSİT TRANSFERİ

Öncelikle bilmemiz gereken en temel şey soluduğumuz havanın tümünün oksijen olmadığıdır. Atmosferdeki hava içerisinde kabaca %79 oranında nitrojen %21 oranında oksijen bulunur. Nefes aldığınızda havada bulunan bu gazlar bu oranla akciğerimize iner. Her nefes alıp verdiğinizde vücudunuza %100 oksijen girişi olmuyor. Bu nedenle nefeslenme belli bir sürede ve doğru şekilde yapıldığında ihtiyacımız olan oksijen miktarı solunum sistemi yardımıyla hücrelerimize aktarılıyor.

Ak ciğerlerimizde ismi alveol olan ve etrafları kılcal damarlarla çevrili kesecikler vardır. Bu kesecikler soluduğumuz havanın içerisinde bulunan oksijen moleküllerini alıp kana aktarır, kırmızı kan hücremizdeki bir protein olan hemoglobin vasıtasıyla oksijen molekülleri vücudun her yerine taşınır. Daha önceden taşınan oksijen yakılır ve karbondioksit ortaya çıkar. Hücrelerimizde biriken karbondioksit ise kan yoluyla alveollere oradan akciğerlere ve soluk
verdiğimizde ise ağızdan yada burundan vücudun dışına atılır. Bu döngü soluk alıp verdiğimiz sürece durmaksızın devam eder.

Oksijen ve Karbondioksidin Vücudumuzdaki Yolculuğu Bu Şekilde. Peki Döngüyü Bilinçli Olarak Bozan Biz Zıpkın Avcılarının Vücudunda Neler Oluyor ?

Nefes tutmaya başladığımızda ak ciğerlerimizde tuttuğumuz hava içerisindeki oksijen kana geçerek lazım olan her yere dağılmaya başlıyor. Nefes tutmaya devam ettikçe oksijen miktarı azalıyor ve bozulan döngü nedeniyle dışarı atılamayan karbondioksit miktarı artmaya başlıyor. Karbondioksit miktarının artması kandaki Ph değerinin düşmesine neden oluyor. Ph değerinin düşmesi ve yüksek karbondioksit seviyesi solunumu düzenleyen merkez olan omurilik soğanının
uyarılmasını sağlar. Bu uyarılma gerçekleştiğinde ise omurilik soğanı diyaframa nefes almayı sağlamak için emirler göndererek diyafram kasının kasılmasına neden olur. Yani vücut, biriken karbondioksidi dışarı atmaya, düşen oksijen seviyesini arttırmak için ise oksijen temin etmeye çalışır.

Halı sahada maç yaparken ya da koşarken soluk soluğa kalırsınız değil mi ? Bunu sağlayan şey kandaki karbondioksit seviyenizin artmasıyla düşen Ph ın omurilik soğanını uyarması ve solunumu yöneten omurilik soğanının nefeslenme sıklığını artırarak kandaki karbondioksidi daha hızlı bir şekilde dışarı atıp, hücrelere lazım olan oksijeni bir an evvel temin edip tüm vücuda daha hızlı bir şekilde dağıtmaya çalışmasından kaynaklanır.

Diyafram Kasılmaları Sizi Sabote Etmek İçin değil Sizi Hayatta Tutmak İçin Oluyor !

Bu döngünün nasıl çalıştığını anlamadan bazı şeylere açıklık getirmek çok zor olurdu. Ama artık nefeslenme döngüsünü ve nefes alma dürtüsünün (diyafram kasılması) nasıl ortaya çıktığını biliyoruz. Diyafram kasılmaları ile ilgili olan ve bizi sığ su bayılmasına götüren çok tehlikeli bir konudan bahsetmenin zamanı geldi. Lütfen Hiperventilasyon ile ilgili bu bölümü çok dikkatli bir şekilde okuyun. Anlamadığınız ve sormak istediğiniz bir konu olursa soru sormaktan çekinmeyin.

Hiperventilasyon Nedir?

Dalıştan önce normalden daha derin ve sık nefes alıp verme şekline Hipervantilasyon denilmektedir. Bunu bazı arkadaşlar bilerek, bazı arkadaşlar ise sarf ettikleri efor nedeniyle solunum merkezinin soluk alıp vermeyi hızlandırması üzerine bilinçsiz bir şekilde yapmaktalar.

Bilinçli olarak hiperventilasyon yapanlar kandaki oksijen miktarını çok fazla arttırdığını düşünerek bunu yapar. Ancak bu doğru değil. Hiperventilasyon yaparken asıl meydana gelen şey, kandaki karbondioksit seviyesinin aşırı düşmesidir. Yazının ilk kısmında belirttiğim üzere nefes alma dürtüsü karbondioksit miktarının artışı ile ortaya çıkıyordu. O zaman hiperventilasyon yaparak diyafram kasılmalarını engellemek mümkün ve bu şekilde dip süresini arttırırım diye
düşünebilirsiniz. Sakın bu şekilde düşünmeyin! Bu Çok Tehlikeli !

Hiperventilasyon yaparak dalış yapan biri dipte kendini çok rahat hisseder. Ancak kandaki karbondioksit miktarı aşırı şekilde düştüğünden dolayı omurilik soğanı uyarılmaz ve diyafram kasılması gerçekleşmez. Bu kasılmalar olmadan dipte aşırı zaman geçiren dalgıcın, ihtiyacı olan oksijen miktarı kritik seviyeye düşer ancak zıpkıncı diyafram kasılması olmadığından dolayı bunu anlayamaz. Eğer kandaki oksijen miktarı kritik seviyelere düşerse son çare olarak beyin
şalteri kapatır ve bayılma gerçekleşir.

Bu şekilde dalış yapan bir dalgıç dipteyken, yüzeye çıkarken orta suda ya da yüzeye çıktıktan hemen sonra da bayılabilir. Lütfen bilinçli-bilinçsiz hiçbir şekilde Hiperventilasyon yapmayın! Solunum Sisteminizi Kandırmayın!
İyi anlamamız gereken şey dalış öncesinde hızlı hızlı nefes alıp vererek oksijen depolamak diye bir şey yok ! Aksine bu şekilde nefeslenmek nabzı hızlandırır ve dalış refleksinin gecikmesine neden olur. Bu da oksijen kullanımını arttırarak sizi bayılmaya sürükler. Daha önce okumadıysanız sığ su bayılması ile ilgili genel bilgiler içeren bu yazıya göz atmanızı tavsiye ederim.

Solunum Sistemi Bu Kadar Basit Bir Döngüye Dayanıyorsa Biz Bu Döngüyü Bozarak Nasıl Uzun Süreler Nefes Almadan Av Yapabiliyoruz?

Memeli Dalış Refleksi

Yukarıda anlattığım şeyler solunum sistemi ve bu döngünün nasıl çalıştığıydı. Nefes tuttuğumuzda olanlar ve nefes alma dürtüsünün (diyafram kasılmaları) nasıl meydana geldiğini, insanların solunum sistemini ve bizi hayatta tutan nefes alma dürtüsünü hiperventilasyon yoluyla nasıl kandırılabildiğini basit bir şekilde izah ettikten sonra biz zıpkıncılar için en önemli konulardan birisi olan ve neredeyse tüm canlılarda bulunan dalış refleksine bir göz atalım.

Su = Huzur. 9 ay boyunca anne karnında sıvı içerisinde bekliyoruz. Duş almak, el yüz yıkamak yani bir şekilde su ile temas etmek insanı rahatlatan aktiviteler. Temel olarak hepimizde var olan, dalış yapanlarda daha çabuk ortaya çıkan bir savunma mekanizmasına sahibiz. Nefes tuttuğumuzda, kanımızdaki karbondioksit miktarının artması ve belirgin bir şekilde basınç değişimi yaşadığımızda bu refleks ortaya çıkıyor. El ve ayaklar gibi hayati olmayan organlara
olan kan transferi azalıyor. Akciğer, beyin ve kalp gibi hayati olan organlara kan transferi artıyor. Bunların yanı sıra kalp atış hızı oldukça yavaşlıyor. Bu sayede oksijen tüketimi düşüyor ve nefes tutma süremiz artıyor.

Tüm bunların yanı sıra dalış refleksi ile birlikte dalağımız ekstra kırmızı kan hücresi üreterek kan dolaşımına gönderiyor. Bu da bize ekstra oksijen depolama imkanı sağlıyor. Dalışa başlamadan deniz suyu ile yüzünüzü birkaç defa yıkayın! Özellikle burun ve göz çevresine su değmesine özen gösterin. Dalışın başında kendinizi çok
zorlamadan ısınma dalışları yapın ve acele etmeyin. Kimse suya girer girmez tam performans gösteremez. Sürekli dalış yapan kişilerin bile dalış refleksini devreye sokmaları için biraz zaman geçmesi gerekiyor. Memeli dalış refleksini harekete geçirdikten sonra çok rahat bir şekilde su altında normal kabul edilen sürelerde nefes tutabileceksiniz. Bu refleksin çabucak devreye girebilmesi ve her yazımda belirttiğim gibi su altına adapte olabilmek için bol bol dalış
yapmanız gerekiyor.

Co2 Toleransı

Nefes tutarak elde ettiğimiz kısıtlı oksijen miktarıyla belirli sürelerde dalış yapmamızı sağlayan dalış refleksinin yanı sıra vücudumuzun yüksek karbondioksit seviyelerine olan dayanıklılığı, bu duruma maruz kaldığımız oranda gelişiyor. Yani sürekli nefes tutarak dalış yapan birisi ile ayda yılda bir dalış yapan birisini kıyaslamak büyük bir hata olur. Sürekli dalış yapan bir zıpkıncı dalış refleksi açısından ve karbondioksit toleransı bakımından daha şanslıdır. Sürekli dalış yapan bir kişi yüksek karbondioksit seviyeleriyle baş edebilme yeteneği kazanır. Karbondioksit toleransını geliştirmek için Co2 tablolarına çalışmak oldukça faydalı olur. Evde sırt üstü uzanarak yapabileceğiniz bu antrenman tabloları İnternette bolca mevcut.

Bu yazıda anlatacaklarım bunlar. Solunum sistemimizin nasıl işlediğini, nefes alıp verme döngüsünü, oksijen ve karbondioksit gazlarının yolculuğunu, diyafram kasılmalarının nasıl meydana geldiğini ? Nefes alıp vermeye programlı olan insan vücudunun nasıl nefes tutarak dalış yapabildiğini ve en tehlikeli soluklanma çeşidi olan hiperventilasyonun ne olduğunu anlatmaya çalıştım. Aklınıza takılan bir konu olursa soru sormaktan lütfen çekinmeyin. İyi forumlar.

İkinci bölümde : Dalış öncesinde hiperventilasyon yapmadan doğru nefeslenme nasıl yapılır? Diyafram nefeslenmesi, rahatlama nefeslenmesi. Senkop (sığ su bayılması) oluşumuna zemin hazırlayan etmenler ve senkoptan korunma yolları ile ilgili bilgiler yer alacaktır.

Bu yazıyı faydalı bulduysanız lütfen okuyup geçmeyin. Türkiye'nin en modern zıpkıncı forumuna kayıt olup aramıza katılın. Zıpkın Avı Türkiye Foruma tüm zıpkıncı dostları bekliyorum.

Can Aktaş-Hatay
Site Kurucusu
Lütfen Zıpkın Avı Türkiye Forumu Facebook sayfanızda paylaşın. Serbest Dalış ve Zıpkınla balık avı yapan herkesi foruma davet ediyorum. Kazasız bol avlı dalışlar dilerim.


swordfish ve Cüneyt beğendi
CevapAlıntı
Paylaş :

©2019 www.sperfishingturkey.com Tüm hakları saklıdır. Kullanım Şartları yerine getirilmeden hiçbir şekilde kopyala - yapıştır yapılamaz, yazılar ve bilgiler kullanılamaz.

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account

Lütfen Giriş yap yada Kayıt ol